Dertli Tavuskuşu

Tavuskuşu, Tanrı’nın katına çıkmış, yüz vurmuş. “Ey ulu Tanrım, hem dertliyim, hem şikâyetçi,”

“Nedir derdin?” demiş . “Söyle ki, anlayayım”

kuş

yelpazelendin mi, tüylerinde ebemkuşakları açıyor, yağmur sonrasının güneş şenliği gibi ışıl ışıl oluyorsun. Varsın bunca üs tünlüğün yanında bülbül gibi sesin de olmayıversin. Beş parmağın beşi bir mi? Herkesin özelliği kendine. Herkes kendi sesinden mutludur. Sen yakınacağına, bülbülü kıskanıp gocunacağına bende olan da “Bütün kuş ulusuna en güzel sesleri vermişsin, bana en kötüsü, en beti kalmış. Bir ötmeye göreyim, çevremde kim var kim yok kulaklarını tıkayıp çil yavrusu gibi dağılıveriyor. Sussam bir türlü, ötsem bir türlü! Ne olursa senden olur, bir çare bul da kurtar beni.”

“Sen bülbül müsün?” demiş. “Güzel sesli olacaksın da ne olacak! Bak, sende olan tüy, hangi kuşta var? Bir kurumlanıp onda yok de; gönlünü hoş tut, boş yere azaplanma. Bir kafam kızarsa o tüylerini sırtından alır, akbabadan beter ederim seni!”

Tavuskuşu kös kös geri dönmüş, bir daha da sesinin kötülüğünden kimselere söz etmemiş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: