KURTTAN ÇOBAN OLURSA…

KURTTAN ÇOBAN OLURSA…

Her gün her gün ava çıkmaktan, uğraşıp didinmekten kurdun canına tak etmiş, “Ben de bir tilkilik edeyim, işin kolayını bulayım, rahat edeyim!” diye düşünmüş, taşınmış, sonunda sürünün birine çoban olmayı aklına takmış.

Çobanın nesi var? Kepeneği var, takkesi var, sopası, beline sokulu kavalı var. Allem etmiş, kallem etmiş, kurt da bunlardan kendine edinmiş. Giyinmiş kepeneği, takmış takkeyi başına, kavalı da sokmuş, beline; almış eline sopayı, “Ben çoban oldum,” demiş, yürümüş.

Gelmiş sürünün yanına. Uzaktan kim görse, ke-penekli takkeli, eli sopalı, beli kavallı kurdu gerçek bir çoban sanırmış.

“Eh,” demiş, “çoban olmayı böylece hallettik. Geriye ne kaldı? Çoban gibi koyuna kuzuya bağırıp çağırmak mı? Onu da yaparım!”

Böyle demiş, açmış ağzını, yummuş gözünü, bangır bangır bir bağırmış; ağacın altında öğle uykusuna yatmış çobanla köpeği zırp diye o anda ayaklanmışlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: